Sponsorlu Bağlantılar

Atatürk’ün Tarih Öğretmenleriyle Bir Sohbeti

Öğretmenimiz Mim Kâzım (Kızıltuğ) anlatıyor:

“Kış aylarının kasvetli günlerinden biriydi. Okulda yatılı öğrenciydik. Dersimiz Tarih’ti. Kıymetli öğretmenimiz Cemal Bey:

—Çocuklar, size başımdan geçen, hayatımda asla unutamayacağım bir hatırayı anlatacağım… Dedi ve sözüne şöyle devam etti:

—1930 yılında gene böyle bir yatılı okulun Tarih muallimi idim. Dersimiz, Yeni Çağlar idi. Ben hararetli bir şekilde konuyu anlatı
Yazının devamı...

Atatürk’ün Coğrafya Dersinde Türkiye Haritasını Çizdirmesi

Samsun Lisesi’nde Coğrafya dersine girmesi ile ilgili hatırayı da Eflatun Cem Güney şöyle anlatıyor:

Gazi, bu yurt gezilerinden birinde Samsun’a uğramıştı. Lise’de sınıflara girip çıktı. Hasan Ali Yücel Bakanlık Müfettişi, ben de o Lise’nin bir idarecisi olarak emirlerinde bulunuyorduk.

Coğrafya dersinde çocuklardan birine yurt (Türkiye) haritası çizdirdi. Çocuk kendisine inanan bir rahatlıkla
Yazının devamı...

Dünyada Denizcilik İle Uğraşan En Eski Millet Hangisidir?

Edirne Erkek Muallim Mektebi’nde

Tarih Dersinde

Cahit (Günsel)’in hatırası:

Ben 1930 yılında Edirne Erkek Öğretmen Okulu’nun orta kısmında üçüncü sınıf öğrencisi idim. Dersimiz tarih idi ve öğretmenimiz Abdullah Bey bize ders veriyordu. Gazi, sınıfımıza girerek verilen tarih dersini dinledikten sonra bize dönerek:

—Dünyada denizcilik ile uğraşan en eski millet hangisi idi? Diye bir soru sordu.Yazının devamı...

Tiyatro Mektebi Kurma Emri

“1930 yılının Nisan’ındayız. Ankara’da Hamdullah Suphi Bey’in yaptırdığı yeni Türk Ocağı Tiyatrosu’nu açmaya gittik. Bizden üç gün önce orada (Marie Bell-Charles Boyer) topluluğu oynamıştı. Hemen arkadaşlarımızla biz başladık. Repertuarımızda Hamlet, Murai, Muhayyel, Hasta gibi klasikler ile Alman, Fransız modern piyesleri vardı.

Temsillerimiz umduğumuzdan çok ilgi gördü. Gazi Mustafa Kemal Hazretleri de geldi. Halkın gösterdiği rağbet üzerine progra
Yazının devamı...

Atatürk’ün Sığırtmaç Mustafa’yı Hastanede Ziyareti

Gazi Paşa, 12 Eylül 1929 günü Yalova’da tanıdığı ve himayesine alıp bir haftadan beri sağlığına kavuşması için Şişli Etfal Hastanesine yatırdığı Sığırtmaç Mustafa’yı gece saat 02.00 de ziyaret etti. (1)

Gazi’nin anlatışına göre:

“Geçenlerde bir gece hastaneyi teşrif etmişler: Sığırtmaç Mustafa, ufacık demir karyolasının içinde bir (lama) sessizliği ve vakar ile yatıyormuş. Büyük hâmisini görü
Yazının devamı...

Paris Büyük Elçisi Ali Fethi (Okyar) Bey, Büyükdere’deki yalısında, bu akşam Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal şerefine bir ziyafet verdi.

Sağlığı hakkında çıkarılan; “Hastadır, eli ayağı tutmuyor, ölüme mahkûmdur.” dedikoduları üzerine, kendisini görmeye gelen halka hitaben, burada önemli bir konuşma yaptı. Gazi dedi ki:

“… Beni görmek demek, behemehal yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir.” (
Yazının devamı...

Atatürk en çok hangi mevzular üzerinde çalışırdı?
Atatürk en fazla kaç saat çalışırdı?
Atatürk çalıştığı zaman ne yer ne içerdi?

Nuri ULUSU’nun hatıralarından…

Atatürk’ün Çalışma Gücü

En çok hangi mevzular üzerinde çalışırdı?

1930-1931’de kendisinde bir tarih merakı belirdi. Köşk’e bütün tarih kitaplarını toplattı. Darülfünundan, hariçten bir çok tarihler geldi. Çin’de, Hint’te, Fransa’da, Almanya’da, İsveç’te, Hollanda’da, İran’da diğer şark memleketleri
Yazının devamı...

Atatürk’ün, yalan söylenmesini sevmemesi ile ilgili bir anı.

Yalana Tahammülü Yoktu...

Eskişehir yoluyla Ankara’ya gittim. Mustafa Kemal ile henüz tanışmıyordum. Kendisini Ankara’da Mecliste buldum. Kapıdan içeri girilince solda ve cadde üzerindeki oda riyaset odasıydı. Mustafa Kemal pencerenin yanındaki yazıhanenin başında oturuyordu. Diğer sandalye ve koltuklarda da ziyaretçiler vardı.

Yanına sokularak kendimi:

-Celâl, diye takdim ettim.

Bana hemen ya
Yazının devamı...

Atatürk’ün Doğum Günü İle İlgili Anı:

Atatürk’ün Nüfus kâğıdında yalnızca doğum yılı yazılıdır. Ne gün ne de ay belirtilmemiştir. Oysa, annesinin daima okuduğu Mushaf’ın kenarında doğum günü ve saati yazılı imiş. Bunu Ankara Belediyesinden bir gün kendisine, nüfus kâğıdı almaya hazırlanırken hatırlattılar.

- Yıl yetişir, dedi. Yoksa bir gün gelir doğum günümü kutlamaya kalkarlar. Sonra padişahlara benzerim.

Bir gün İngiltere Kralı VIII. Edward, Batılılarda âdet olduğu
Yazının devamı...

Atatürk’ün Erzurum’a Gelişi ve Ordudan Ayrılması İle İlgili Anı. Atatürk’ün yaveri Muzaffer Kılıç anlatıyor: Erzurum’a Geliş ve Ordudan Ayrılma

Çok sıcak bir Temmuz gününde Rauf Orbay’la beraber Erzurum’a geldik (3 Temmuz 1919). Kazım Karabekir, Erzurum Vali Vekili Münir Bey ve Bitlis Valisi Mazhar Müfit Bey, Erzurum’un ileri gelenleriyle birlikte 8-10 km uzaklıktaki Ilıca’da bizi karşıladılar. Atatürk onları görünce otomobillerinden inip teşekkür etti. Sonra hep beraber Erzurum’un İs
Yazının devamı...

Atatürk’ün Kurtuluş İçin İlk Hareketleri

Samsun’da altı gün kaldıktan sonra bir alay merkezinin bulunduğu Havza’ya gelmiştik. Fakat alay dağıtılmış, asker sayısı hiç yok denecek kadar azaltılmıştı.

Havza’da Ali Baba’nın oteline yerleştik. Az sonra Havza Belediye Reisi ve Havza ileri gelenleri Paşa’ya hoş geldiniz demek için otele geldiler.

Ertesi akşamda Atatürk, Havza ileri gelenlerinin toplandığı Belediye Reisi İbrahim Cebeci’nin evine gitti.

Atatürk orada to
Yazının devamı...

Ülkemizde Gül

Çiftlikteki bu yoğun çalışmalar birkaç yıl sonra meyvelerini vermeye başlamıştı. Gayet sağlıklı şekilde yapılan pastörize süt, yoğurt, peynir, tereyağı ve çok kaliteli sağlıklı yetiştirilen sebze ve meyveler halkın istifadesine açılmıştı.

Ankara Belediyesi bu ürünleri satmak için şehirde iki mağaza açmış ve çok ucuz fiyatlara satış yapmaya başlamıştı.

Ağaçtan yoksun Ankara bu çalışmalarla yeşile bürünüyor ve halkın bütün fidan, tohum ihtiyacı en kaliteli
Yazının devamı...

Samsun Yolculuğu ve Samsun’a Varış

Galata rıhtımından, 16 Mayıs günü akşam üzeri kalkan bir motorla Bandırma vapuruna geldik. Vapur, Kızkulesi açıklarında demir atmış bizi bekliyordu. Hemen hareket ettik.

Karadeniz’de müthiş bir dalga vardı. Vapurumuz, denizde fındık kabuğu gibi sallanıyordu. Bizleri deniz tutmuştu. Boyuna kusuyorduk. Kamaramızdan dışarı çıkamaz hale gelmiştik. Deniz biraz durulunca güverteye çıkıyor, biraz hava alıyorduk. O zaman Atatürk de kaptan köşküne çık
Yazının devamı...

Sakarya Savaşı Anıları - 1

1924 yılında önce Ekonomi ve sonra Adalet Bakanı olan Mahmut Esat Bozkurt “Atatürk İhtilali” adını verdiği eserinde, Sakarya Savaşı’nın devam ettiği günlere ait bir anısını şöyle anlatmaktadır:

“Atatürk büyük dava sıralarında Çankaya’da küçük bir ev içinde, kör ışıklı bir lamba altında çalışırdı. Altında ikide bir arızalanan eskimiş bir otomobil vardı. Sakarya Savaşları sırasında bir gün attan düştü. Kaburga kemiği kırıldı. Hemen ayağa kalktı. Yüzünü
Yazının devamı...

Atatürk’ün Sakarya Savaşı ile ilgili anıları - Atatürk’ün Sakarya Meydan Muharebesi anıları

Kurtuluş savaşında Türk ordusu Sakarya hattına çekilirken, Başkomutan Mustafa Kemal’in karargâhı ile Batı Cephesi Komutanlığı karargâhı 1921 yılında Alagöz’deki Çiftlik binasına yerleşmiştir. Mustafa Kemal, bu iki katlı çiftlik evine yerleşerek savaşı buradan yönetmiş ve 9 Eylül 1921 tarihine kadar burada kalmıştır.

Başkomutan Mustafa Kemal (Atatürk), Sakarya Meydan Muharebesinin nasıl
Yazının devamı...

Atatürk hakkında az bilinen bir anı, Atatürk’ün bilinmeyen bir anısı, Atatürk’ün bilinmeyen yönleri ile ilgili anı, Atatürk ile ilgili az bilinen kısa bir anı.

Atatürk’ün Bilinmeyen Yönleri İle İlgili Bir Anı

Hayatını Atatürk’ün yaşamına ve görüşlerine adayarak 28 yıldır bu konuda araştırmalar yapan Güntürkün Kalıpçı, Nazilli Belediyesi Tiyatro salonunda yapılan etkinlikte Atatürk’ün UNESCO tarihinde öldükten sonra bile oy birliğiyle karar aldırtabilen  tek lider olduğunu
Yazının devamı...

Osman Zeki (Üngör), Harfler Marşı’nın nasıl yapıldığını şöyle anlatıyor:

“...Yeni Türk harfleri çıktığı zaman, eskiye alışmış olanlar ve bilhassa Anadolu’nun bazı yerlerindekiler, yeniyi pek tabiî olarak, yadırgamamışlardı. İşte o sırada bir akşam, Rusuhi Bey’e telefon ettirmiş, beni çağırtmıştı. Gittim. İlk sözü:

-Yeni (Türk) harfleri benimsemeyenler var. Sen şuna bir marş yapsan... iş daha kolaylaşır...

Düşündüm: A.B.C... diye tutturup, nasıl marş yapayım? Bunu bir ş
Yazının devamı...

Atatürk, her yıl Çanakkale’de şehitlerimiz için bir mevlid-i şerif okuttururlardı. 1932 yılında okunacak mevlidin, Şehit Mehmet Çavuş Abidesi önünde ve İstanbul’un en meşhur hafızlarının iştirakiyle, görkemli bir şekilde yapılmasını emretmişlerdi. Bu durumu, ayrıca İstanbul Müftüsü Hafız Fehmi Efendi’ye de telefonla bildirmişlerdi. Mevlitten bir gün önce bu iş için ayrılan ve Atatürk’ün kendi seyahatlerinde kullandıkları lüks Gülcemal vapuruna gittik.

Süleymaniye Baş Müezzini Hafız Ke
Yazının devamı...

Atatürk huzursuzdu. Rahatsızlığının nedeni mutlaka bir muhalefet partisi olması gerekliliğiydi. Ama olmuyordu, olamıyordu. Oysa çağdaş demokrasi bunu gerektiriyordu. Ülkedeki ekonomik gidişattan şikâyetler de çoğalmıştı. Atatürk, ülkeyi gezmek ve yurttaşların nabzını yoklamak istedi. Hemen herkesle görüşüyor, fikirlerini alıyordu. Tek niyeti, ülkenin parçalanmadan demokratik bir biçimde çağdaş medeniyet seviyesine ulaştırılmasıydı. Ve hatta kulaktan kulağa cumhurbaşkanlığından çekilip, Cumhur
Yazının devamı...

Büyük Önder Atatürk, 24 Temmuz 1933’te Eski Belediye binası önünde bulunan iskeleye bir motor ile yanaşarak ilçe ziyaretinde bulunmuş ve halk ile sohbet etmişti.

Atatürk’ün Karamürsel ziyareti sırasında orada bulunan Tarık Bağdat, Atatürk ile ilgili olan anısını şöyle anlatıyor;

“24 Temmuz 1933 tarihinde ilçemize gelen Atatürk’ü eski belediye binası önünde karşıladık. Sonra yaya olarak Kahveci Pirali Ali’nin kıraathanesine geçtik ve burada kendisine kahve ikram edildi. Kahvesi
Yazının devamı...

Bir akşam Atatürk bu adı almaya karar verdiğini söyledi ve düşüncemi sordu.

-Mustafa Kemal adıyla parlak zaferler kazandınız, ün saldınız, çürümüş bir imparatorluktan dipdiri bir cumhuriyet çıkardınız, büyük devrimler yaptınız; bu adı bırakmak doğru olmaz, dedim.

Atatürk yalnız şu karşılığı verdi:

-İbn-i Sina’ya neden kızıyorsun?

Ben işi anlamış ve:

-Doğru, demiştim.

Bunun anlamı şuydu:

İbn-i Sina diye anılan Ebu Ali el-Hüseyin İbn-i Abd
Yazının devamı...

Doğru Konuşanlara Ödül

Ben orman mühendisi olarak Kastamonu bölgesinde çalışıyordum. Atatürk 1924 tarihinde Kastamonu’ya geldiğinde vilayette bir toplantı yapmışlar ve her dairenin müdür ve ileri gelenlerine, “Cumhuriyetin ilanından sonra ne gibi aşamalar ve ilerlemeler oldu, eksiklerimiz nelerdir, sonuçları nasıldır?” gibi sualler sorarak cevap istemiş ve noksanlıkları tespite çalışmışlardı.

Fakat toplantıda her yetkili ayağa kalkıp ciddiyetten uzak bir şekilde Cumhuriyet dön
Yazının devamı...

Emsalsiz Bir Adamdı

Atatürk’ün çok sağlam bir bünyesi vardı. Her türlü meşakkate uykusuzluğa son derece mukavemet gösterirdi… Kuvvetliydi. Kuvveti severdi. Yağda kızarmış yumurta ile fasulyeye bayılırdı…

Atatürk ata binmeyi, nişan atmayı, pehlivanlığı severdi. Bunlarda büyük bir maharet gösterirdi. Sarayda sık sık arkadaşları ensesinden tutar, güreşe zorlardı.

Alafranga musikiyi milletin benimsemesini isterdi. Halk türkülerimize bayılırdı. En çok sevdiği “Kız Saçını Ki
Yazının devamı...

Atatürk’ün kişilik özellikleri ile ilgili anılar.

Atatürk’ün kişisel özellikleri ile ilgili anılar.

Kont de CHAMBRUN’un anlatımı ile; Atatürk’ün gösterişi ve övünmeyi sevmeyen kibirsiz bir kişiliğe sahip oluşu.

Kibirsizdi…

Gazi, Atatürk, yani Türklerin babası ismini almıştır. Askeri zaferleri, sulhçu mesaisi ve medeniyete doğru hamleleri bu isme layık olmuştur.

Şüphesiz tahta çıkabilirdi, fakat basireti buna mani oldu. Atatürk, milletin
Yazının devamı...

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öğrenim hayatı ile ilgili anıları

Atatürk’ün öğrenim hayatı ile ilgili anıları

Atatürk’ün eğitim ve öğrenim hayatı ile ilgili bilinen bütün anıları

Atatürk’ün ilkokul çağındaki bir anısı

Şemsi Efendi okuluna giderken bana giydirdikleri şalvarın üzerine sardıkları kuşak beni ne kadar çok sinirlendirirdi bilemezsiniz. Ne zaman ki Askeri Rüştiye okuluna girip, okulun resmi üniformasını giydim, işte o zaman
Yazının devamı...

Telif Hakkı Sitemizdeki konular diğer siteler tarafından kullanılmak isteniyorsa, ilgili sayfaya link verilmesi koşulu ile kullanılabilir. Link verilmeden ve kaynak gösterilmeden her hangi bir yazı yada içerik bilgisinin alınarak web sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. Sitemizin içeriği internet üzerinden sürekli olarak kontrol edilmekte olup, telif hakkı ihlalinde bulunanlar hakkında gerekli girişimlerde bulunulmaktadır. Bununla birlikte, sitemizde bulunan bir içeriğin telif hakkına kendinizin sahip olduğunuzu düşünüyorsanız ataturkdevrimleri@hotmail.com iletişim adresimizden bizimle irtibata geçerek iddia ettiğiniz içeriğin sitemizden kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Gerekli incelemelerin ardından gereği en kısa sürede yapılacaktır. www.ataturkdevrimleri.com En Büyük Atatürk Sitesi - Site Haritası
DMCA.com Protection Status