Sponsorlu Bağlantılar

Gazi Hazretlerinin Duası

Reisicumhur Hazretleri hastahanenin kapısındaki kırmızı beyaz kurdeleleri keserek açılışı yapmak için uzatılan makası eline aldıkları sırada hazır olanlardan biri, Zeynel Abidin namında bir zatın türbedarını işaret ederek:

-Efendim, müsaade buyurursanız bir dua yapsın, dedi.

Reisicumhur Hazretleri:

-Hoca Efendinin dua yapmasına gerek yoktur. Cenab-ı Âlem benim lisanımı da bilir, duayı ben yaparım buyurdular.

Ve bu müessesenin Ka
Yazının devamı...

“Memleketin Kalkınması İlim İşidir”

Atatürk ile ilk görüşmem 1923’te oldu. Zafer kazanılmıştı. 1923 Ağustos ayında İsmail Safa’nın (Özler) Milli Eğitim Bakanlığı zamanında Heyeti İlmiye toplanmıştı. Hamdullah Suphi Tanrıöver, o zaman Türk Ocağı Merkezi olan Samanpazarı yolundaki eski manastır binasında heyetin şerefine çay vermişti.

O gece Atatürk de gelmişti. Oturduğu yere yakın bulunuyordum. Heyeti İlmiye’den söz açtı. Ne gibi kararlar alındığını sordu. Alınan kararların pre
Yazının devamı...

Kısa Atatürk Anıları - Atatürk’ün Kısa Anıları

Babası Ali Rıza Efendi

Mustafa Kemal’in babasını biz akranları tabiî tanımıyoruz. Meşrutiyetin ilân edildiğinin gecesi benim evlenme törenimde hazır bulunan arkadaşım Mustafa Kemal Bey’e babasının yakın arkadaşı olan amcam Üzeyir Beyzade Hüsnü Bey, Ali Rıza Efendi’nin de kumral, mavi gözlü, biraz daha uzun boylu ve şişmanca olduğunu ve Mustafa Kemal’e çok benzediğini söylemiş, mert, iyi kalpli, vefakâr bir arkadaş
Yazının devamı...

Atatürk bilhassa Türk yemeklerini severdi. En çok sevdiği fasulye, pilav, yoğurttu.

İnkîlaplar sırasında öyle çalışırdı ki, otuz altı saat masanın başından kalkmadığını bilirim. Biz mutfakta çeşit çeşit yemekler hazırlardık., yanına götürünce, kızar, çıkışırdı:

-Bana bir ayranla bir dilim ekmek ver ve bol da kahve yap! Şimdilik bunlar kâfi, daha öbürlerini yemeyi haketmedim! derdi.

Çok alçakgönüllü adamdı vesselâm.

Mehmet Yücel
Haluk Durukal, “Atatürk’ün ada
Yazının devamı...

Cumhuriyetin Onuncu yıldönümü münasebetiyle, Ankara’daki o zamanın en büyük yapılarından, muhteşem Ziraat Bankası merkezinde, büyük bir balo veriliyordu.

Bankanın davetlisi olarak gelmiş yüzlerce mebus, memur, tüccar ve her sınıfa mensup erkek, kadın muazzam bir kalabalık, bedava büfelerde yiyip içerek, neşe ve şetaret içinde, caz sesleri ile çınlayan geniş holde dans edip duruyorlardı. Saat 22’ ye doğru, birden bire:

-Gazi geliyor!..

Sesleri ile ortalık karıştı.


Yazının devamı...

Mustafa Kemal ve Milli İrade

Onları (büyük adamları) da tam kavramak için her yönlerinden görülmeleri gerekmektedir. Halbuki biz Mustafa kemal’i çok defa yalnız bir yönünden görürüz. Onda her şeyden önce büyük bir irade adamı görmeye alışmışızdır. Hakikatte bu onun ilk göze çarpan vasfıdır. Onda bu vasfı o kadar kuvvetlidir ki; pek çoğumuz onun bu vasfı,yani iradesinin kuvveti karşısında milli iradenin ikinci plana düşmüş olduğunu sanırız. Bu görüşte büyük bir aldanma payı vardır. Bu
Yazının devamı...

Atatürk, bütün çocukları çok sever, her fırsatta onlarla konuşmaktan büyük mutluluk duyardı. Çocuklara her zaman sevgi ile yaklaşır, bir çok konuda sorular sorardı. Aldığı akıllıca cevaplar karşısında yüzünde gülücükler oluşurdu.

Atatürk, Türk çocuklarının bütün zorlukları aşabilecek kabiliyette olduklarına olan inancını hiçbir zaman yitirmemiştir.

Atatürk’ün çocuğa verdiği önemle ilgili anılar

Sığırtmaç Mustafa

Birgün, Atatürk, Yalova civarınd
Yazının devamı...

Makbule Atadan anlatıyor…

Mânen kuvvetliydi…

Cesaret ve ümidini kaybetmezdi…

Biz Beşiktaş’ta Akaretler’de otururken, o Çanakkale Harbine gitmişti bir aralık… Bulgaristan’dan getirdiği güzel bir köpeği vardı… Alp ismindeki bu köpeğini de beraberinde cepheye götürmüştü…

O zaman çok sıkıntıdaydı… Bir insanın mâneviyatını bozacak her şey mevcuttu… Asker az…Top yok… Tüfek yok… Cephane yok… Ordu yok… Sâdece bir fırka…

Bir gün kendisi anlatmıştı bize… Bu kadar
Yazının devamı...

Okuma yazma seferberliğini yurt genelinde başlatan ve bütün çalışmaları yerinde denetleyen büyük önder Atatürk, eğitim alanında yapmış olduğu yenilikler ve bir çok çalışmalar ile Türk Milleti’nin Başöğretmeni olmuştur.

Atatürk’ün eğitime verdiği önemin yanında eğitimciye de verdiği büyük değerin en iyi anlatıldığı anılardan bir tanesi...

Başöğretmen Atatürk ile ilgili anı

Başöğretmen Atatürk

Yazı devriminden sonra (1928), Atatürk’ün kara tahta
Yazının devamı...

Atatürk’ün cumhuriyet ile ilgili anıları

Meclisin Cumhuriyeti İlanı Lazımdır.

Atatürk bana:

-Cumhuriyet konusunda ne düşünüyorsunuz, reyiniz ne? dedi.

Ben:

-Cumhuriyet yönetimindeyiz zaten, milli hükümetin mahiyeti bu değil mi? dedim.

-Hayır, Cumhuriyette değiliz. Birinci Büyük Millet Meclisi’nde saltanat müessesesi duruyor. Saltanat düşmüş değildir. Saltanat müessesesini düşürmek için Meclisin Cumhuriyeti ilanı lazımdır. Cumhur
Yazının devamı...

TBMM’nin açılış günü olan 23 Nisan’ı Türk çocuklarına armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, çocuklara olan sevgisi ve çocuklara duyduğu güven ile ilgili en güzel anılar...

Çankaya’da gezi ve çocuklarla sohbet...

İki kardeş okul dönüşü annelerinden izin alarak sık sık Atatürk’ün köşkünün etrafında gezinip dururlarmış.

Öğretmeni Ayşe’ye o gün yurdumuzun düşmanlardan kurtarılması için Ata’nın emrinde milletçe nasıl çok çalışıldığını anlatmıştır. İçi
Yazının devamı...

Vatan Ufuklarında Doğacak Güneş…

Bir gece tatbikatından sonra Selanik’in doğusunda bulunan Karaburun istikametinde yürüyüş yaptık. Mustafa Kemal Bey alayın (38. Alay) başında, bizim önümüzde yürüyordu. Ufukta aydınlık başladı, güneş doğmak üzereydi. Birden:

- Çocuklar! dedi. Nerede ise şafak sökecek… Yıllarca bu vatanın ufuklarında doğacak bir parlak güneşin doğuşunu bekledim. Bakalım bu sabaha…

Güneş doğdu, fakat geceden kalan bulutlar berraklığını peçeliyordu. Mustaf
Yazının devamı...

Serbest Fırka’nın (Parti) kuruluşu

Serbest Fırka çalışmaları Yalova’da yapılıyordu. Atatürk bir motor gezintisinde Serbest Fırka’nın kuruluşunu şöyle anlattı:

“Serbest Fırka’nın reisliğini Fethi’ye (Fethi Okyar) teklif ettim.

- Korkarım! dedi.

Sordum:

- Neden korkarsın?

- Senden korkarım!

- Niçin benden korkarsın?

Fethi benden niçin korktuğunu anlattı:

- Sen memlekette büyük bir inkılap yapmış, muvaffak olmuşsun. Halk Fır
Yazının devamı...

Asıl Dava Türkleri Çağdaş Medeniyete Ulaştırmak.

O, küçük ve büyük rütbeli ordu mensupları arasında fikirlerini açıklamaktan çekinmezdi. Selanik civarında, Topçu 15 inci Alay subaylarının yaptıkları bir atlı tatbikat sonunda, Makedonya’nın bir garnizonunda, tertip edilen bir akşam yemeğinde konuşan Kolağası Mustafa Kemal’in inkılapçı fikirleri oradakileri çok düşündürmüştü. Bu toplantıda, Arnavutluk ayaklanmasını bastıran Türk ordusunu tebrik eden bir Alman albayına, Mustafa Kemal şun
Yazının devamı...

Atatürk, bütün uygulamalarında önce yapacakları üzerinde uzun uzun düşünür, sonra bu fikirlerini etrafı ile paylaşarak herkesin görüşünü alırdı. Ancak, en sonunda doğru olduğuna kanaat getirdiği işleri büyük bir kararlılık ve cesaretle uygulamaya koyar, sonuçta da her zaman olduğu gibi başarılı olurdu.

Atatürk, aklın ve bilimin ışığında çağdaşlaşmanın gerekliliğine inanmış eşsiz bir liderdi. Kurtuluş Savaşı dönemlerinden başlamak üzere, girmiş olduğu bütün mücadelelerde her zaman vata
Yazının devamı...

Atatürk’ün sorumluluk duygusuyla ilgili anı.

Atatürk’ün tarihe karşı sorumluluk duygusu.

Harf inkılabının büyük günleri. Gazi Mustafa Kemal, gene aynı noktada (Dolmabahçe Muayede Salonu’nda) oturuyor.

Talihim o gece bana, kendisiyle yan yana bulunmak bahtiyarlığını vermiş. Bir inkılaptan bir inkılaba geçen, bir milli cidali (mücadeleyi) değil, birkaç milli cidali birden başarıp kazanan Büyük Şef’e bu kadar büyük davalardan, yorgunluk doğurmasından endişemi duyuruyorum:
Yazının devamı...

Atatürk’ün kadın erkek eşitliği üzerine anısı.

Atatürk ve kadın erkek eşitliği ile ilgili kısa bir anı.

Atatürk, muhafazakar ve geri zihniyetin Türk ulusunu birkaç yüz yıl ilerlemeden alıkoyarak meydana getirdiği yıkımları tamir etmek, Türklüğe kaybettirilen zamanı telafi ettirmek için mücadeleye girişince, ulusun bir yarısını geri ve adeta sosyal hayatın dışında bırakan gelenek ve görenekleri tabiatıyla yıkmaya mecburdu.

Bu arada Atatürk, kadınları küçümseyen sözlerin
Yazının devamı...

Atatürk inkılapları (devrimleri) ile ilgili anı.

Aşağıdaki yazıda, Atatürk’ün inkılapların gerçekleştirilmesi gerekliliğine ilişkin yapmış olduğu konuşmayı ve Atatürk’ün gerçekleştirmek istediği inkılaplarla ilgili kendisine verilen desteği okuyacaksınız.

Lozan görüşmelerinin kesildiği günlerdeydi. Atatürk bütün komutanları İzmir’de toplamış, onlarla barış anlaşmasından sonra yapılacak işleri görüşmüş, onlardan İstiklal Savaşı’nda olduğu gibi inkılapları gerçekleştirirken de y
Yazının devamı...

Atatürk’ün milli sırrı ile ilgili anı

Atatürk’ün tarihi nutkunda söylediği milli sır, onun kalbinde kuvvetlendikçe kuvvetleniyordu. O, her adımda daha iyi anlıyordu ki, Türkiye’yi hakiki bir kurtuluşa mahzar kılabilmek için yalnız müstevlileri vatanın harimi ismetinden (içinden) çıkarıp atmak kafi değildir. Onunla beraber Türk milletini icabında düşmanlara pek güzel alet olan sultan ve halifeden de kurtarmak ve bu milleti kendi hakiki milli hakimiyetine sahip olduğu halde tamamen hür
Yazının devamı...

Atatürk’ün prensipli oluşu ile ilgili anı

Atatürk’ün prensipli oluşu ile ilgili olan bu anıyı, Falih Rıfkı ATAY anlatıyor.

Prensiplerimizi feda etmemeliyiz

Daha cumhuriyet kurulmazdan önce idi. Atatürk, o zamanlar henüz Gazi Mustafa Kemal, bir gün kürsüye çıktı. Dedi ki:

- Arkadaşımızın durmadan halkın temayülatından bahsettiğini görüyorum. Halk temayülatının aksine gitmek elbette doğru bir şey değildir. Fakat, eğer bu temayülat batıl itikatlar
Yazının devamı...

Eğitim alanında yapılan inkılaplardan biride medreselerin kapatılmasıdır. 1926 yılında medreselerin kapatılmasından sonra, Atatürk’e zaman zaman medreselerin tekrar açılması için başvurularda bulunulmuş fakat hiçbir zaman bu teklifler Atatürk tarafından kabul görmemiştir.

Aşağıdaki anı, bu konuya güzel bir örnek teşkil etmektedir.

“Medreseler, bir daha açılmayacaktır!”

Bir defa da, Rize seyahatinde medreselerin açılması için kendisine müracaat eden hocalara, hiddet ve
Yazının devamı...

Atatürk’ün, kendisinin yazmış olduğu geometri kitabı sayesinde, bir çok matematiksel terimin Türkçe olarak değiştirildiğini, kolay ve anlaşılır hale getirildiğini hepimiz biliyoruz. Aşağıdaki anıda Atatürk’ün Türkçe terimlere nasıl değer verdiğini ve geometrik şekilleri bizler için kolay ve anlaşılabilir bir hale getirdiğini göreceğiz.

Açı derler açı!..

Tarih 1937 Kasım ayının on üçü. Atatürk Sivas’ı şereflendirmişlerdi. Ben de Sivas’ta Maarif Müdürü olarak bu
Yazının devamı...

Atatürk ilkelerinden laiklik ilkesi ile ilgili anı.

Aşağıdaki anıda din ile devlet işlerinin neden ayrı tutulması gerektiğini en güzel şekilde açıklayan Büyük Önder Atatürk, bu ilkenin vazgeçilmezliğini işte böyle ispat ediyor…

Mustafa Kemal’in laiklik ilkesine uygun bir anısı.

Din ile dünya işlerini ayırmalıyız!

Büyük Taarruz’dan evveldi. O zamanlar beni sık sık yanlarında gezdirirlerdi. Bir gün hocalar ve askeri erkan çadırında toplandık. Tab
Yazının devamı...

Atatürk’ün çevre ve doğa sevgisini anlatan bu anı inanılması güç bir olay ile cereyan ediyor. Atatürk’ün bir ağaca zarar verilmemesi adına verdiği emir herkesi şaşkına çevirse de, bu olay aslında bütün ağaçların insan yaşamındaki vazgeçilmez önemine güzel bir örnek teşkil ediyor.

Atatürk’ün çevreye ve doğal güzelliklere verdiği önemi anlatan “Yürüyen Köşk” anısı

Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşk’ün hemen yanındaki ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıv
Yazının devamı...

Atatürk’ün müzikle ilgili anıları.

Atatürk’ün Türk ve Dünya musikisine verdiği önemle ilgili, bilgi niteliğindeki örnek anıları.

Atatürk’ün müzikle ilgili bir soruya verdiği cevap

14 Ekim 1925’te İzmir Kız Öğretmen Okulu’nda öğrencilerin “Hayatta müzik gerekli midir?” sorusuna verdiği yanıt, sanatla ilişkisi bağlamında çok iyi bir örnek teşkil eder: “Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzikle ilgisi olmayan mahlukat insan değildir. E
Yazının devamı...

Telif Hakkı Sitemizdeki konular diğer siteler tarafından kullanılmak isteniyorsa, ilgili sayfaya link verilmesi koşulu ile kullanılabilir. Link verilmeden ve kaynak gösterilmeden her hangi bir yazı yada içerik bilgisinin alınarak web sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. Sitemizin içeriği internet üzerinden sürekli olarak kontrol edilmekte olup, telif hakkı ihlalinde bulunanlar hakkında gerekli girişimlerde bulunulmaktadır. Bununla birlikte, sitemizde bulunan bir içeriğin telif hakkına kendinizin sahip olduğunuzu düşünüyorsanız ataturkdevrimleri@hotmail.com iletişim adresimizden bizimle irtibata geçerek iddia ettiğiniz içeriğin sitemizden kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Gerekli incelemelerin ardından gereği en kısa sürede yapılacaktır. www.ataturkdevrimleri.com En Büyük Atatürk Sitesi - Site Haritası