Sponsorlu Bağlantılar

Atatürk, çocukları çok sever ve onlarla sohbet etmekten çok hoşlanırdı. Gittiği tüm yurt gezilerinde ve ziyaret ettiği okullarda öğrencilere sorular sorar, aldığı akıl dolu cevaplar karşısında mutlu olurdu. İşte, bu anıda Atatürk ,Türk insanının keskin zekasını ifade eder şekilde aldığı cevap karşısında, memnuniyetinin ifadesi olarak öğrenciye 10 numara veriyor.

Atatürk, Galatasaray Lisesi’ni ziyaret ettiğinde, öğrencilerden birine sordu:

-Nil olmasaydı, Mısır ne olurdu?
Öğ
Yazının devamı...

Türk milletinin yeteneklerinden asla şüphe etmeyen Atatürk, gericiliğin karşısına çıkarak her türlü hurafeliği yasaklamış ve Türk milletinin yeteneklerini çağdaşlık adına kullanmasını sağlamıştır. Atatürk gerçekleştirdiği inkılaplar ile Türk gençliğinin her açıdan kendisini geliştirmesini hedeflemiş, Türk gençliği de büyük önderleri Atatürk’ü mahçup etmemiş ve onun ilke ve inkılapları doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti için var gücüyle çalışmayı kendisine görev bilmiştir.

Aşağıdaki anı
Yazının devamı...

Yeni Türk alfabesinin ilk biçimlerini kendisine götürdüğüm zaman, komisyonun en aşağı beş yıllık bir geçiş dönemi düşündüğünü söylemiştim...

Dikkatle dinledikten sonra bir daha sordu:

-Demek beş yıl düşündünüz! dedi.

-Evet! dedim.

-Üç ay! dedi.

Donakaldım,

üç ay!

Üç ay içinde bütün memleket yayını “Türk Harfleri” ile değişecekti.

İlave etti:

“Ya üç ayda uygulayabiliriz, yahut hiç uygulayamayız. Sizin Arap harflerine bırak
Yazının devamı...

İngiliz kralı VIII. Edward İstanbul’a Atatürk’ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce:

“Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini yahut bir aşçı bulunuz!...” dedi.

Ve nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular... Akşam kral sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk’e dönerek:

“Sizi tebrik eder ve teşekkür e
Yazının devamı...

İstanbul’un işgal günleri; Başta General Harrington olmak üzere bir kısım işgal kumandanları Pera Palas Salonu’nun bir köşesinde otururlar. Mustafa Kemal nedense dikkatlerini çeker. Kim olduğunu soruştururlar. “Mustafa Kemal” denir. Onlar için Mustafa Kemal, Birinci Dünya Savaşı’nın en ünlü şahsiyetlerinden biridir. Yabancı dillerde Çanakkale Harpleri’nden bahseden ve daima Mustafa Kemal’in isminde düğümlenen kitaplar, yazılar, o zaman bile bir kitaplığı doldururdu. Kendisine haber göndererek
Yazının devamı...

Atatürk’ün gerçekleştirdiği devrimler (İnkılaplar) ile ilgili anı.

Atatürk devrimleri ile ilgili anılardan, Atatürk’ün Çankırı gezilerinde şapka devriminin halk tarafından benimsenmesini konu alan bir anı.

Atatürk’ün Çankırı’ya gelişi ve Çankırı halkı üzerindeki etkileri…

Atatürk, 23 Ağustos 1925 günü sabahın erken saatlerinde yeni bir Anadolu gezisine çıkıyordu. İki otomobil hazırlanmıştı. Birine Atatürk, Kütahya Milletvekili Nuri (Conker) Rize Millet
Yazının devamı...

Atatürk İzmir’in kurtuluşunda halkın coşkun gösterileri arasında kalacağı evin önüne gelince, kapının önüne serilmiş bayrağı görünce durdu, Bu ipekten kocaman bir Yunan bayrağı idi. Üzerine basılarak geçilecek bir yol halısı gibi serilmişti. Kapıdaki kalabalık halk yalvarıyordu:

- Buyurunuz, geçiniz. Bizim öcümüzü alınız! Yunan Kralı, bu evden içeri, bizim bayrağımıza basarak girmişti. Siz lütfedin. Bu karşılıkla o lekeyi silin! Burası sizin şehrinizdir. Bu ev sizin evinizdir. Bu hak
Yazının devamı...

Dünyanın en büyük uluslararası topluluğuna Türkiye’nin katılması için yapılan öneri karşısında gazi Mustafa Kemal şöyle dedi:

‘Başvurmayı düşünmüyoruz, fakat davet ederlerse katılırız’.

Topluluk, ‘Başvurma zorunluluğu’nu uygulamaktan ilk kez vazgeçti ve 43 üyenin oybirliğiyle, Türkiye’nin topluluğa davet edilmesine karar verdi.

Bu davet üzerine Türkiye , Milletler Cemiyeti’ne katılmayı kabul etti. Yıl 1932 idi.

O’nun kabri Ankara’da olacaktır. Fakat bu şehrin neresinde? Çünkü O’nun en son kuvvetli isteği bir an önce Ankara’ya dönebilmekti. Biri Büyük Millet Meclisi’nden İstasyon’a inen cadde üzerindeki yuvarlak yer, diğeri Çankaya’daki yeni köşkün mermer havuzu. Bu yerler şu nedenle konuşulmuştur:

Bir akşam Atatürk’ün etrafında toplananlar arasında, O’nun ölümlü oluşu üzerinde durulmuş ve özellikle kendisi 1926 suikast girişiminden sonra söylediği cümleyi tekrar etmişti. “Benim naçiz vücudum
Yazının devamı...

Mustafa Kemal İstasyon’dan şehre doğru, bir süre yaya olarak yürüdü. O’nu görmek için sabahtan itibaren yolları dolduran Tarsus’luların arasından neşe ile selamlar vererek, ilerledi. O sırada ansızın bir olayla karşılaştı.

Milli Mücadele’deki çete giysili bir kadın, Atatürk’ün yolunu keserek ayağına kapandı. Gözyaşlarıyla şöyle haykırıyordu:

- “Bastığın toprağa kurban olayım paşam!”

Mustafa Kemal onu yerden kaldırmak için eğilirken kulağına bu kadının Kurtuluş Savaşı’n
Yazının devamı...

Bir gece beraber oturuyorduk. Yanımızda Siirt milletvekili Mahmut Soydan, şimdiki Macaristan elçimiz Ruşen Eşref Onaydın, bir de Soysallı vardı. Atatürk, ertesi günü Büyük Millet Meclisi’nde okuyacağı söylevi hazırlıyordu. Mahmut’la Ruşen Eşref not tutuyorlardı. Atatürk ara sıra bana da, “Ne dersin?” diye soruyordu. Ben ne diyebilirim? Hiç... Sonra Atatürk bana döndü ve dedi ki:

- Bu memleketin efendisi kimdir?

Düşündüm. Karşılığı o verdi:

- Türk köylüsüdür, dedi. Ve d
Yazının devamı...

Bir gezisinde, Kolordu binasının kapısında aslan yapılı bir Mehmetçik gördü. Çağırdı ve güler yüzle sordu:

- Sen güreş bilir misin?

Yanındakilerden en kuvvetli görünenlerle Mehmetçiği güreştirdi. Genç asker her zaman üstün geliyordu. Çok neşelendi, ayağa fırladı.

Ceketini çıkarıp Mehmet’e ense tuttu:

- Haydi, bir de benimle güreş!

Katıksız ve temiz Anadolu çocuğu Ata’sının yüzüne hayranlıkla baktı:

- “Atam” dedi. “Senin sırtını yedi düvel yere g
Yazının devamı...

Gazi Çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladık. Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.

- Merhaba nine

Kadın Ata’nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;

- Merhaba dedi.

- Nereden gelip nereye gidiyorsun? Kadın şöyle bir duraklayıp,

- Neden sordun ki, dedi. Buraların sabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?

Paşa gülümsedi.

- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır. Buranın bekç
Yazının devamı...

Makbule Hanım, Ağabeyi Atatürk’ün bir insan olarak çeşitli yönlerini de içtenlikle anlatır. Ağabeyinin çocukluk yıllarına dair pek çok anekdotu dile getirir. Makbule Hanım, ağabeyinin çocukluk yıllarında her çeşit oyuncağa, özellikle de silaha düşkün olduğunu belirterek, daha o yıllarda askerliğe sempati duyduğunu dile getirir. Ne var ki Atatürk’ün silahla oynaması az kalsın bir felakete yolaçacaktır. Atatürk, elindeki eski bir silahı temizlemesine yardım etmesi için kızkardeşini yanına çağır
Yazının devamı...

Atatürk’ün çocukluğu ile ilgili bir anı

Ağabeyi Mustafa Kemal’in köy türkülerini dilinden düşürmediğini, sanata ve sanatçılara karşı büyük saygı duyduğunu ifade eden Makbule Hanım’ın anlattığına göre çocuk Mustafa Kemal en çok fareden korkarmış.

Anne Zübeyde Hanım ise küçük Mustafa Kemal’i “Sen asker olacaksın! Asker korkar mı hiç?” diyerek teskin edermiş.

***

Atatürk’ün çocukluk yılları ile ilgili kısa bir anı.
Mustafa Kemal’in çocukluk dönemine ait bir anı
Yazının devamı...

Atatürk, kış mevsiminde yapmış olduğu bir yurt gezisinden sonra, Çankaya Köşkü’nün sıcak ve rahat ortamına girdiğinde, çevresindekilere şu anısını anlatır:

“Biz Harbiye’de öğrenci iken, okulun sobaları yanmazdı. Bütün kış titreşir dururduk. Nihayet bir gün arkadaşlar beni müdüre çıkarmak için seçtiler. Müdür, Zülüflü İsmail Paşa adında bir saray adamı idi. Müsaade aldık, huzura çıktık; önce Padişaha sonra müdüre dualarımızı arz ettik. Nihayet, maksada geldik, işi anlatmak istedik. Ama
Yazının devamı...

Telif Hakkı Sitemizdeki konular diğer siteler tarafından kullanılmak isteniyorsa, ilgili sayfaya link verilmesi koşulu ile kullanılabilir. Link verilmeden ve kaynak gösterilmeden her hangi bir yazı yada içerik bilgisinin alınarak web sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. Sitemizin içeriği internet üzerinden sürekli olarak kontrol edilmekte olup, telif hakkı ihlalinde bulunanlar hakkında gerekli girişimlerde bulunulmaktadır. Bununla birlikte, sitemizde bulunan bir içeriğin telif hakkına kendinizin sahip olduğunuzu düşünüyorsanız ataturkdevrimleri@hotmail.com iletişim adresimizden bizimle irtibata geçerek iddia ettiğiniz içeriğin sitemizden kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Gerekli incelemelerin ardından gereği en kısa sürede yapılacaktır. www.ataturkdevrimleri.com En Büyük Atatürk Sitesi - Site Haritası
DMCA.com Protection Status