Sponsorlu Bağlantılar

Alaşehir Kongresinin Amacı, Önemi, Kararları ve Sonuçları

Alaşehir Kongresi (16 Ağustos - 25 Ağustos 1919)

Alaşehir Kongresi ve Alaşehir Kongresinin önemi ile ilgili kısa bilgi. Alaşehir Kongresinin tarihi önemi hakkında özet yazı. 16 Ağustos 25 Ağustos 1919 da yapılan Alaşehir kongresi alınan kararlar ve sonuçları açısından nasıl bir kongre olmuştur? Alaşehir Kongresinin amacı kararları ve önemi nedir?

Alaşehir Kongresi

Yunanlıların İzmir’e asker çıkartıp işg
Yazının devamı...

Atatürk’e Mareşal Rütbesi ile Gazi Unvanı Verilmesi Hakkında Yazı

Mustafa Kemal Paşa, Amasya Genelgesi’nin ilgililere duyurulmasının ardından, yapılacak olan kongreye katılmak üzere Erzurum’a geldi. Bu durumdan büyük rahatsızlık duyan İstanbul Hükümeti 8-9 Temmuz 1919 gecesi Mustafa Kemal’e telgrafla resmi memuriyetine son verildiğini bildirdi. Mustafa Kemal Paşa’da Harbiye Nezareti`ne ve Padişah`a, resmi vazifesiyle beraber askerlik mesleğinden istifa ettiğini bildiren bir telgraf gö
Yazının devamı...

Sivas Kongresi Kararları Sonuçları ve Önemi

SİVAS KONGRESİ (4-11 Eylül 1919)

Sivas Kongresi’nin Hazırlıkları

Sivas Kongresi, memleketin en sıkıntılı günlerinde her türlü tehlikeyi göze alarak Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında toplanan 38 vatanseverin eseridir. Niteliği ve sonuçları bakımından milli tarihimizin unutulmaz bir sayfasıdır. Mondros Mütarekesi’ni takiben yurdun çeşitli bölgelerindeki haksız işgallere karşı Türk milleti dü
Yazının devamı...

Başkomutan Meydan Muharebesi İle İlgili Kısa Özet Yazı

Başkomutan Meydan Muharebesi

30 Ağustos günü Dumlupınar bölgesinde 200.000 kişilik Yunan ordusu tamamen kuşatılmıştı. “Başkomutan Meydan Muharebesi” adını alan bugünkü savaşta, düşmanın büyük kısmı imha edildi. Bu gece Kütahya da ordumuz tarafından kurtarılmış bulunuyordu. (1)

Ancak, mağlup düşmanın çekilme yollarının da kesilmesi ve İzmir doğrultusunda aralıksız takibi gerekiyordu. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa 1
Yazının devamı...

Milli Kongrelerde ve TBMM’de Öğretmenlerin Rolü

Türk milli uyanışına ilk teşkilatını kazandıran Erzurum ve Sivas Kongreleri ile, en son hukuki ve siyasi bünyesini veren Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne temsilci ve mebus olarak bazı öğretmenlerde katılmıştır. Bu öğretmenlerin sayısını kesin olarak belirlemek mümkün değildir. Çünkü avukat, doktor, müftü, vb. mebuslardan çoğu kendi kasaba ve kentlerinde aynı zamanda öğretmenlikte yapıyorlardı. Bu nedenle, Kongreler ve TBMM’ne ilişkin resm
Yazının devamı...

Milli Cephelerde Öğretmenler

Kurtuluş Savaşı yıllarında bazı öğretmenlerimizin okullarını bırakıp cepheye gittiklerini görüyoruz. Örneğin, Maraş Lisesi’nin genç matematik öğretmeni Hayrullah Efendi, Fransızların o yurt köşesini işgal edip zulme başlamaları üzerine, beş on arkadaşıyla bu duruma karşı çıkmış ve düşmanla çarpışırken şehit düşmüştür. Bu örnekte olduğu gibi nice öğretmenlerimiz Milli Mücadele döneminde işgalci güçlere karşı büyük kahramanlıklar göstererek şehit olma şerefi
Yazının devamı...

Milli Mücadelede Öğretmen Cemiyetlerinin Hizmeti

Milli Mücadele yıllarında öğretmenlerimizin mesleki cemiyetler kanalıyla da olumlu faaliyetler gösterdikleri görülmektedir.

Temmuz 1920’de, Ankara Lisesi öğretmenlerinin girişimiyle bir Muallim ve Muallimeler Cemiyeti kuruldu. Eğitim Bakanlığı, bu cemiyetin ülkenin çeşitli köşelerinde şubelerinin açılmasında yarar bulunduğunu maarif müdürlüklerine bildirdi. Merkezi Ankara’da bulunan bu kuruluş, Mayıs 1921’de Türkiye Muallime ve
Yazının devamı...

Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara ve İstanbul’da çıkarılan öğretmen dergilerinin isimleri nelerdir? Milli Mücadele döneminde öğretmenlerin çıkardığı dergiler hakkında kısa bilgi.

Milli Mücadelede Öğretmenlerin Mesleki Yayınları

Milli Mücadele yıllarında Anadolu ve İstanbul’da yayınlanan öğretmen ve eğitim dergileri o dönemin eğitim ve öğretmen sorunları bakımından önemli kaynaklardır. Bunlar, öğretmenlerimizin mesleki bilgilerini de genişletmeyi, yenilemeyi amaçlayan yayınlard
Yazının devamı...

Lozan Konferansının kesintiye uğramasının nedenleri hakkında yazı.

Lozan Konferansı’nın Kesintiye Uğraması

Kasım ve Aralık ayında yapılan görüşmelerin hem Türkiye hem de İtilaf Devletleri adına olumlu geçmemesi üzerine, İsmet Paşa 18 Aralık’ta Ankara’ya yazdığı telgrafta “dört bir yandan bunalımlarla çevriliyiz” diyor ve Türk ordusunun hazırlıklı olmasını istiyordu.

“Boğazlar” konusundaki tartışmaların görüşmeleri kesintiye uğratabileceğini de belirten İsmet Paşa, 23 A
Yazının devamı...

Lozan Barış Konferansı’nın Yeniden Başlaması

Batılı Devletlerin Türk heyetinin isteklerini kabul etmemeleri üzerine TBMM Hükümeti yeniden savaş hazırlıklarına yöneldi. Çünkü Misak-ı Milli’nin çizdiği sınırları askeri zaferle gerçekleştirmekten başka çare gözükmüyordu. Hazırlanan savaş planı tüm ordu birliklerine dağıtıldı. İngiliz istihbaratı da boş durmuyor Türk askeri harekâtına karşı önlemler almaya gayret gösteriyordu. Ancak bu çabalarında başarılı olamamışlardır. İngiliz Hükümeti
Yazının devamı...

Lozan Barış Antlaşması nasıl imzalandı? Temel hükümleri nelerdir? Maddeler halinde Lozan Barış Antlaşmasının İmzalanması ve Temel Hükümler.

24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması üç çeşit metinden oluşmaktadır. Birincisi Barış Antlaşması, ikincisi onu tamamlayan ekler, üçüncüsü ise Türkiye ile kimi Batılı Devletler arasında verilen mektuplardır.

Lozan Üniversitesi’nde büyük bir törenle imzalanan Lozan Antlaşması yalnızca Yakındoğudaki sıcak savaşı bitirmekle kalmamış, Ye
Yazının devamı...

24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşmasının Milli Mücadele ve Türk Tarihi Bakımından Kısaca Değerlendirilmesi Hakkında Yazı

Lozan Barış Antlaşması’nın Milli Mücadele ve Türk Tarihi Bakımından Değerlendirilmesi

Lozan Antlaşması’nı değerlendirebilmek için dönemin antlaşmalarına bakmak gerekir.

Birinci Dünya Savaşı sonunda yenilen İttifak Grubu devletlerine, İtilaf Devletleri Grubu, hazırladıkları antlaşma metinlerini dikte ettirmişlerdir. Türkiye ise İtilaf Dev
Yazının devamı...

Lozan Barış Konferansında Çözüme kavuşturulamayan Meseleler İle İlgili Bilgi.

Lozan Barış Konferansında Çözümlenemeyen Meseleler

Lozan’da tüm sorunlar çözümlenememiştir. Bunların içinde en önemlileri Musul sorunuydu. Petrolleriyle ünlü olan bu bölgeyi İngiltere, Türkiye’ye bırakmadığı gibi, Hakkari’yi de ele geçirmek istemiştir. Uzun tartışmalara neden olan bu konunun çözümü, Milletler Cemiyeti’ne bırakılmış ve bu cemiyetin kararı doğrultusunda Musul Irak’a dolayısıyla da İngi
Yazının devamı...

Milli Cemiyetler Özet

30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra yer yer başlayan işgaller karşısında bazı yurtsever kişiler bulundukları yerlerde Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’ni kurdular. Kurulan bu milli cemiyetler, bir taraftan azınlıklara karşı mücadele verirken diğer bir taraftan da işgalci kuvvetlerle mücadeleye giriştiler. Milli cemiyetler, ülkenin tamamını olmasa bile bulundukları bölgeleri düşmandan kurtarma ve korumayı amaç edinmişlerdi.

Milli Cemiyetlerin Baş
Yazının devamı...

Azınlıklar Tarafından Kurulan Cemiyetler Özet

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın hükümlerinin uygulanmaya başlanması üzerine harekete geçen azınlıklar, daha önceden ve yeni kurdukları cemiyetler aracılığı ile anlaşma koşullarından yararlanmaya çalıştılar. Rum, Ermeni ve Musevi azınlıklar tarafından kurulan bu cemiyetlerin ortak amacı, İtilaf Devletleri ile iş birliği yaparak Osmanlı Devleti’nin düşmüş olduğu zor durumdan faydalanıp Türk topraklarından bir kısmını ele geçirmekti. Bu amaçla
Yazının devamı...

İkinci Meşrutiyet Dönemi

19. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti içte ve dışta ekonomik ve siyasal sorunlarla karşı karşıyaydı. Bu dönemde aydınlar, mevcut sorunların meşrutiyet yönetimi ile çözümleneceği düşüncesindeydiler. Bu düşünceyi savunan aydınlara Jön Türkler (Genç Osmanlılar) deniyordu.

1876 yılında padişah olan II. Abdülhamit, Mithat Paşa’yı sadrazam tayin etti. Mithat Paşa’nın başkanlığında bir kurulun hazırladığı Kanunu Esasi 23 Aralık 1876’da ilan edildi. Kanunu Esa
Yazının devamı...

İkinci Meşrutiyet Döneminin Sonu Hakkında Özet Bilgi.

İkinci Meşrutiyet Döneminin Sonu

31 Mart Olayı’ndan sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti, ülke yönetiminde tam olarak söz sahibi oldu. İç politikada Türkçülüğe önem verildi. Çünkü daha önce savunulmuş olan Osmanlıcılık ve İslamcılık (Panislamizm) gibi düşüncelerin, Osmanlı Devleti’ni dağılmaktan kurtaramayacağı anlaşılmıştı.

Birinci ve İkinci Meşrutiyet dönemleri Osmanlı Devleti’nde halkın ülke yönetimine katılması yön
Yazının devamı...

Kafkas Cephesi

Bu cephe Almanların isteği üzerine açıldı. Amaç Doğu Avrupa’daki Rus kuvvetlerinin bir kısmının açılacak Kafkas Cephesi’ne gönderilmesini sağlamak ve bu sayede Alman ordusunun savaş yükünü azaltmaktı.

Savaşın ilan edilmesiyle birlikte Kasım 1914’te Ruslar saldırıya geçtiler ve Türk topraklarına girdiler. Rusların Erzurum’a doğru ilerlemesi üzerine Enver Paşa’nın cepheye gelerek doğrudan yönettiği Sarıkamış Harekâtı, büyük bir bozgunla sonuçlandı. 150 bin kişilik
Yazının devamı...

Memleketin İç Durumu ve Cemiyetler

Birinci Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde savaşan Osmanlı Devleti, askeri ve ekonomik yönden büyük güç kaybına uğramıştı. Savaşın sonunda koşulları son derece ağır olan ve bir ateşkes anlaşmasından çok, tam bir teslimiyet anlaşması özelliği taşıyan Mondros Ateşkes Anlaşması’nı imzalamıştı. Anlaşmanın imzalanmasından sonra, Osmanlı Devleti’ni savaşa sürüklemekle suçlanan İttihat ve Terakki Partisi’nin önde gelen isimleri Talat, Enver ve Cemal Paşala
Yazının devamı...

İtilaf Devletleri’nin İstanbul’a Gelişi İle İlgili Bilgi.

İstanbul’a İtilaf Devletleri’nin Gelişi

Mondros Ateşkes Anlaşması’nın imzalanmasından sonra 13 Kasım 1918 günü müttefik donanması İstanbul’a geldi. İtilaf Devletleri donanmasının İstanbul’a geliş amacı, Osmanlı Hükümetini baskı altına alıp işgalleri kolaylaştırmaktı. Aynı gün karaya asker çıkaran İtilaf Devletleri, şehrin önemli yerlerini işgal ettiler. Başta, Harbiye Nezareti (Savaş Bakanlığı) olmak üzere önemli yerler
Yazının devamı...

Padişah ve Osmanlı Devleti’nin Duruma Bakışı

Mondros Ateşkes Anlaşması’nın imzalanması ve bunu izleyen günlerde Anadolu’da başlayan işgallere karşı padişah ve hükümet, direnmek yerine işgal güçleriyle iş birliği yapıyorlardı. 8 Ekim 1918’de İttihat ve Terakki Partisi’nin hükümetten çekilmesi üzerine, yeni hükümeti kurma görevi Ahmet İzzet Paşa’ya verilmişti. Yurtsever bir kişi olan Ahmet İzzet Paşa, işgalleri önleme konusunda padişahı ikna edememesi nedeniyle görevden çekildi (9 Kasım
Yazının devamı...

Mustafa Kemal’in İstanbul’a Gelişi ve Duruma Bakışı

Birinci Dünya Savaşı’nın son günlerine yaklaşıldığında Mustafa Kemal, Suriye’de VII. Ordu Kumandanıydı. İngilizlerin hızla kuzeye doğru ilerlemesi karşısında, ordusunu düzenli bir şekilde Halep’e çekmiş ve Halep’in güneyinde düşman kuvvetlerini durdurmayı başarmıştı. Bu sırada, Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve anlaşma gereğince Alman subayı Yıldırım Orduları Grubu Kumandanı Liman Von Sanders bu görevi bırakmıştı. Liman Von Sa
Yazının devamı...

Kuva-yi Milliye Hareketi’nin Başlaması ve Batı Cephesi’nin Oluşması

Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra İtilaf Devletleri, Anadolu’nun çeşitli bölgelerini işgal etmeye başladılar. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti güçsüz durumdaydı. Ne hükümeti ne de ordusu ile bu işgallere karşı önlem alıyordu. Özellikle Sadrazam Damat Ferit Paşa Hükümetinin Batı Anadolu’daki işgallere seyirci kalması, üstelik halka sükûnet tavsiye etmesi, halkın kendi kendini savunması zorunlul
Yazının devamı...

Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıkışı ve Milli Bilincin Uyandırılması

13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelen Mustafa Kemal, en umutsuz anlarda bile vatanın ve milletin kurtuluşu için bir şeyler yapılabileceği inancındaydı. İstanbul’da bulunduğu günlerde yetkililerle yaptığı görüşmeler sonucunda, ülkenin İstanbul’dan kurtarılmasının mümkün olmadığını anladı. Bu nedenle, arkadaşları ile birlikte yaptığı toplantılarda Milli Mücadele’nin programını hazırladı, Anadolu’ya geçmeye ve milli bir teşkila
Yazının devamı...

Milli Mücadele ve İstanbul Hükümeti’nin Mustafa Kemal’e Karşı Mücadele Kararı

19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, Milli Mücadele hareketini başlatmış oldu. Samsun’a çıkışından itibaren, Mustafa Kemal’in girişimlerinden rahatsız olan İtilaf Devletleri’nin baskısı sonucu İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal’i İstanbul’a geri çağırdı. Mustafa Kemal, bu çağrıyı dinlemeyerek milli teşkilatları bir amaç etrafında birleştirme çalışmalarına devam etti. Bunun üzerine İstanbul Hükümeti o
Yazının devamı...

Telif Hakkı Sitemizdeki konular diğer siteler tarafından kullanılmak isteniyorsa, ilgili sayfaya link verilmesi koşulu ile kullanılabilir. Link verilmeden ve kaynak gösterilmeden her hangi bir yazı yada içerik bilgisinin alınarak web sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. Sitemizin içeriği internet üzerinden sürekli olarak kontrol edilmekte olup, telif hakkı ihlalinde bulunanlar hakkında gerekli girişimlerde bulunulmaktadır. Bununla birlikte, sitemizde bulunan bir içeriğin telif hakkına kendinizin sahip olduğunuzu düşünüyorsanız ataturkdevrimleri@hotmail.com iletişim adresimizden bizimle irtibata geçerek iddia ettiğiniz içeriğin sitemizden kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Gerekli incelemelerin ardından gereği en kısa sürede yapılacaktır. www.ataturkdevrimleri.com En Büyük Atatürk Sitesi - Site Haritası
DMCA.com Protection Status