İzmir’in işgali üzerine Atatürk’ün ve bazı devlet adamlarının söylediği sözler

İzmir’in işgali üzerine Atatürk’ün ve bazı devlet adamlarının söylediği sözler:

Kâzım Özalp bu konuda, “En bedbin olanlarda bile Yunanlıların İzmir’i işgal etmeleri ihtimali düşünülmüyordu. İzmir şehrine İngiliz, Fransız ve İtalyan kıtalarından birer müfreze ile muhtelit bir heyet getirileceği söyleniyordu.” demektedir. 1

İsmet İnönü de “Yunanlıların Anadolu topraklarına çıkacaklarını tahmin etmiyorduk. Halbuki bütün bu ümitlerimiz ve tahminlerimiz hilâfına 15 Mayıs günü Yunanlıların İzmir’i işgal ettikleri haberi İstanbul’da duyuldu. İşgal, İngiliz donanmasının himâyesi altında bir facia şeklinde olmuştur.” demektedir. 2

Özellikle İstanbul’un işgali tarzı ve işgal sırasında cereyan eden olaylar, İzmir’in işgalinde de Yunanlıların bulunacaklarını gösteriyordu. Fethi Okyar, “Bu tercihin tesadüf olmadığını, Yunanlıların İzmir’i işgallerinin daha o günlerde tesbit edildiğini anlamıştık.” demektedir. 3

Ali Nadir Paşa, Visamiral Calthorpe’un ikinci notası üzerine birliklere verdiği emirde, 15 Mayıs 1919 günü Yunan birliklerinin İzmir’i işgal edeceklerini bildirdikten sonra, “... esef verici olayların vuku bulmaması için bütün askerî kıtalar bulundukları askerî garnizonlarda kalacaklardır. Çıkacak kıtaat ile kıtalarımız ve askerlerimiz arasında en ufak bir hâdisenin bir çok esef verici olaylara sebebiyet vereceği muhakkak bulunduğu için sükûnetin muhafaza olunmasına lüzum görülür. Bunu her subayın ve erin nazarına kemâl-i ehemmiyetle koyuyorum.” demekteydi. 4

Mustafa Kemal Paşa, Ali Nâdir Paşa’yı tenkid ederek, “Yunanlılar İzmir’e çıktıkları zaman, orada 17. KOR. Kumandanı olarak karargâhıyla bizzat Nâdir Paşa bulunuyordu. Kuvvet olarak Kaymakam Hürrem Bey kumandasında 56. Fırka’nın iki alayı vardı. Bu kuvvet bilhassa Kolordu Kumandanı’nın emriyle mukavemet ettirilmeksizin büyük hakaretler altında Yunanlılara teslim edilmiştir.” demektedir. 5

Muzaffer Tansu da, Ali Nâdir Paşa’nın Amiral Calthorpe’un ikinci notasından sonra birliklerine verdiği emri tenkit ederek, “17. KOR. Kumandanı Ali Nâdir Paşa, bu emirle İzmir’in fecî akibeti için bilmeyerek elverişli bir zemin hazırlamış oluyordu. Çünkü bulundukları garnizonlarda kalmalarını emrettiği Türk kıtalarının müteakip hareket tarzları hakkında hiçbir direktif vermiyor, gerek Türk kıtaları, gerek İzmir halkı işgal Kumandanı’nın emir ve arzularına terk edilmiş bulunuyordu.” demektedir. 6

Silahlı mukavemet edilmesi yönünde görüşler beyan edilmekte 7 ise de, müdâfaa tedbirleri alınmasından yana olanlar dahi şehirlerdeki Türklerin hayatını tehlikeye sokar endişesiyle buna cesaret edememişlerdir. Kâzım Özalp, “... Her türlü hazırlığın ihmal edilip, tepeden tırnağa mükemmelen silahlanarak gelen herhangi bir düşmana karşı böyle ani bir mukavemet kararı vermenin manası yoktu. Hazırlanmakta geç kalınmıştır. Hislere kapılmadan gerçeği göz önünde tutarak karar vermek lâzımdı. Onun için bence yapılacak şey, yalnız hapishanedeki eli silah tutanları boşaltmak ve bunları askerî depolardaki silahlarla teçhiz etmek; ondan sonra da halktan ne kadar silahlı varsa da hepsine şehir dışında tertibat aldırmaktı. Zira, bu kadar acele bir vaziyette şehir içinde bir mukavemet yapmanın hiçbir faydası olmayacağı gibi, şehirdeki Türk ve Müslümanların hayatlarını kamilen tehlikeye koyabilirdi.” demektedir. 8

İzmir’in işgalinden sonradır ki, İzmir dışında gerçekleşen Yunan işgalleri için tedbirler alınması, hatta resmî kuvvetlerle mukavemet edilmesi söz konusu edilmeye başlanmıştır. Bu konuda Şevket Turgut Paşa, “Devlet yalnız İzmir istihkâmalarının işgali için nota almıştır. O halde İzmir dışında vuku bulan Yunan işgallerini resmî kuvvetlerimizle karşılamak icap eder. Burada halihazır Hükümet bir taraftan müdâfaadan men ettiğimiz millete karşı kendisini hiçbir zaman mesuliyetten kurtaramayacak bir haldedir.” demektedir. 9

Rahmi Apak, İzmir’in Yunanlılara işgal ettirilmesinin daha Mondros Mütârekesi’nden önce tasarlanmış olduğunu, Yunan askerlerinin İzmir’e çıkacağını herkesin bildiğini, bunu bilmek istemeyen veya bildikleri halde halktan ve etraftan saklamaya çalışanların Damat Ferit Paşa’nın İzmir’e gönderdiği Vali ve memurları olduğunu ifade etmektedir. 10

Kâzım Özalp da: “Vali ve Kumandan’dan hiçbir şey beklenemez. Bunların bütün meselesi halkın heyecanını kırmağa hedef tutulmuştur. Halka Yunan işgaline karşı alçakça bir itaat teklif ediyorlardı. İstanbul Hükümeti de kendisini itilâf Devletlerine gözü bağlı bir halde teslim etmiştir.” demek suretiyle 11 hissiyatını dile getirmiştir.

İzmir’de mülkî ve askerî amirlerin ihmalleri ve acziyetleri Yunan işgalinin bir facia halini almasında önemli bir sebep teşkil etmişse de İzmir’de, yeterli kuvvetin 12 bulunmadığı da gözden uzak tutulmamalıdır.

Atatürk’de “Emr-i vâki haline geldiğine şüphe kalmayan Yunan işgalinin ilhak ile neticelenmesine mâni olmak” amacıyla bir miting yapılmış olduğunu, ancak bu teşebbüsün ümit edilen derecede maksadı sağlayamadığını söylemektedir. 13

Yunan işgali ve Müttefiklerin kayıtsızlığını gören Türk Milleti, Atatürk’ün ifade ettiği gibi “... hakikaten mütehassıs ve mütenebbih olmuş ve derin uçuruma sürüklendiğini idrak etmiş ve onu müteakip hukukunu muhafazaya bizzat karar vermiştir”. 14

1 Kâzım Özalp, Milli Mücadele, 1919-1920, C. I, Ankara 1988, s. 3.
2 Selek, a.g.e., s. 17.
3 Okyar, a.g.e., s. 264.
4 TİH, C. II / KI.1, s. 53.
5 Kemal Atatürk, Nutuk, 1919-1927, Ankara 1989, s. 301-302.
6 Muzaffer Tansu, Konuşan Hatıralar, Ankara 1974, s. 8.
7 İşgalden takriben 15-20 gün evvel Türk Ocağı’nda yapılan bir toplantıda İzmir mebusu Mustafa Necati Bey ilk defa silahlı mukavemet lâzım geldiğini söylüyor, Ateşin Necati de Rumların harıl harıl silahlandığını, her ihtimale karşı Türklerin de silahlanması gerektiğini ifade ediyordu. Bkz. Öktem, a.g.e., s. 63.
8 Yakın Tarihimiz, “Kâzım Özalp Anlatıyor”, C. II, Sy. 19 (Temmuz 1963), s. 162.
9 Cengiz Orhonlu, “Yunan İşgalinin Meydana Getirdiği Göç ve Yunanlıların Yaptıkları Tehcirin Sonuçları Hakkında Bazı Düşünceler”, BELLETEN, C. XXXVII, Sy. 148 (Ekim 1973), s. 385-386.
10 Apak, a.g.e., s. 3-4.
11 Özalp, a.g.e., s. 5.
12 Yunanlıların İzmir’e çıkmasından önce 17. Kolordu Karargâhı İzmir’de, 56. Fırka İzmir, Ayvalık ve Urla’da, 57. Fırka da Aydın’da bulunuyordu. Bkz. Apak, a.g.e., s. 1.
13 Atatürk, Nutuk, s. 2.
14 Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, 1906-1938, (Toplayan: Nimet Arsan), Ankara 1981, C. II, s. 11.

Etiketler: izmirin işgal edilmesi üzerine söylenen sözler, atatürkün izmirin işgali ile ilgili sözleri,
Eklenme: 24.12.2010
Okunma: 9666

Yorum yaz

İsim
E-Posta
Yorum
Son 500 karakter...
Güvenlik
Telif Hakkı Sitemizdeki konular diğer siteler tarafından kullanılmak isteniyorsa, ilgili sayfaya link verilmesi koşulu ile kullanılabilir. Link verilmeden ve kaynak gösterilmeden her hangi bir yazı yada içerik bilgisinin alınarak web sitelerinde kullanılması kesinlikle yasaktır. Sitemizin içeriği internet üzerinden sürekli olarak kontrol edilmekte olup, telif hakkı ihlalinde bulunanlar hakkında gerekli girişimlerde bulunulmaktadır. Bununla birlikte, sitemizde bulunan bir içeriğin telif hakkına kendinizin sahip olduğunuzu düşünüyorsanız ataturkdevrimleri@hotmail.com iletişim adresimizden bizimle irtibata geçerek iddia ettiğiniz içeriğin sitemizden kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Gerekli incelemelerin ardından gereği en kısa sürede yapılacaktır. www.ataturkdevrimleri.com En Büyük Atatürk Sitesi - Site Haritası
DMCA.com Protection Status